Altaş, “Bazarda hâl var başkanım bazarda hâl var”

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Kırşehir İl Temsilcisi ve AK Parti Kırşehir Merkez İlçe eski başkanı Avukat Bilgehan Altaş, pazarda yaşanan sıkıntıları Fethiye yöresine ait türkü sözleri ile dile getirdi.

Fethiye yöresine ait ‘Bazarda hâl var başkanım bazarda hâl var’ türküsü ile Kırşehir Pazar Yerinde yaşanan sıkıntıları dile getiren HUDER Kırşehir İl Temsilci ve AK Parti Kırşehir Merkez İlçe eski başkanı Av. Bilgehan Altaş, pazar yeri hakkındaki açıklamasında şunları dile getirdi:
“Fethiye yöresine ait  bir türkü var hepimiz biliriz. ‘Bazarda bal var gelinim, bazarda bal var.’ Türküyü her duyduğumuzda içimiz kıpır kıpır eder. Ama bizim pazardaki hâl içimizi sızım sızım sızlatıyor.
Özellikle son iki yıldır sebze pazar yerinde problem eksik olmuyor, garip, adaletsiz işler hiç bitmiyor. Pazar yeri yapılır iken engelli vatandaşlarımızın yararlanması amacı ile bir asansör yapılmıştı. İki yıl önce üzücü bir olay gerçekleşti ve bir çocuğumuz asansöre yanında büyüğü olmadan bindi ve yaşanan kazada vefat etti. (Allah rahmet eylesin.) Bu olay sonrasında asansör kapatıldı. Kapatılış o kapatılış. Hâlâ bir yol bulunup engelli kardeşlerimizin hizmetine sunulamadı.
Engelli kardeşlerimiz deyince ikinci olay da biraz onları ilgilendiriyor. Pazarcılardan tanıdıklarınız varsa kendi aralarında şakalaştıklarını, güldüklerini duymuşsunuzdur. ‘Bir teneke peynir ile bir teneke zeytine otopark/tuvalet.’ Ne mi bu? Anlatayım.
Biliyorsunuz eski dönemde pazarın alt katındaki otopark pazar ve pazartesi günleri ilk yarım saat ücretsizdi. Tuvaletlere de istediğin kadar et beleş…
Başkan değişince ilk iş girişten itibaren paralı oldu. Ardından da göstermelik bir ihale ile otopark ve tuvaletler kiraya verildi. Pazarcı esnafı diyor ki; müstecir seçim zamanı başkana otoparkta bir teneke peynir ile bir teneke peynir aldı kahvaltı verdi. Karşılığında tuvaleti aldı… Ben pazarcının yalancısıyım.
Ardından müstecir tuvaletlerin kapılarına koca koca demirlerle ağlar ördü. Parayı at turnikeyi aç dönemi başladı. Uçan kaçan yok artık. Ağaya bile beleş yok…
Engelli, tekerlekli sandalyeli kardeşim pazar yerinde hacetin gelirse altına et başka çaren yok…
“Olmaması gereken çirkin bir olay yaşandı”

Pazardaki hâller bitti mi? Nerdee...  40 gün kadar önce sayın başkanımızın damadı pazarda bir tezgahtan portakal aldı. Her tarafta 5 lira iken 3 lira yazan yerden… Eve gitti portakalların bir kısmı eskimiş… Hemen koştu pazara pazarcıya bir sürü laf… Damat ya… ‘Pazarcı bağırma paranı vereyim’ dedi olmadı ‘Değiştireyim’ dedi olmadı... Olmaz da olmaz. Tartışma şiddete dönüştü. Olmaması gereken çirkin bir olay yaşandı. Karşılıklı darp olayı yaşandı.
Sonra ne mi oldu… Damat gitti zabıtayı, başkan yardımcılarını kaptı geldi. Bağırış çağırış, sinkaflı küfürlü sözler, tehditler… Üç  pazar tezgahına damat dövme cezası olarak 15 gün pazar açmama cezası… En az 10-15 eve ceza. Diyeceksiniz ki o da bozuk mal satmasın. Ben de aynını diyorum da... Ardından sizin göreviniz pazara bozuk mal girmesini önlemek değil mi? Niye denetimi zamanında yapmıyorsunuz? Bir de bu olayda damat olmasa aynını yapacak mıydınız? Pazarcıya sövmek, esnafı tehdit etmek ne?
(Bu arada pazarcının yaptığı terbiyesizliği tasvip ettiğimiz anlamı çıkarılmasın. Damat Bey’e de geçmiş olsun dileklerimizi iletelim.)

“Eskisinden daha güzel daha hijyenik”
Son zamanlarda pazardaki ateşli hâl daha da arttı. Önce karpuzcuların yeri meselesi çıktı. Pazarcı razı olmasa da toplantı da mecbur kaldı, kabul etti. Irmak kenarına yerler yapıldı. Eskisinden daha güzel daha hijyenik. Ama pazarcı esnafı diyor ki yeri yanlış… Oraya hiçbir müşteri gelmez bu taşıma sadece üç harflilerle büyük marketlere yaradı. Hele bir de belediyeye bir kuruş yer parası vermeyen köşe başı kamyonda satan karpuzculara…
Geçtiğimiz hafta karpuzcu esnafının biri eski yerinden kaldırıldı... Ardından birkaç gün sonra da fideci..
İkisi de eylem yaptı biri tezgâhını yaktı. Bağırışları aynıydı.                           

‘Partizanlık yapıyorsunuz. Sizi desteklemedim diye beni kaldırıyorsunuz.’…
Diyelim ki partizanlık yapmıyorsunuz, diyelim ki pazarın Bağbaşı’na giden yol üzerini temizliyorsunuz, tamam… Her ne kadar iki senedir aynı esnaf orada yer açıp mal satarken ses çıkarmadınız ona da  tamam. Esnaf size göre haksız ona da tamam… Ama içerdeki esnafta sessizce bağırıyor… Eski yeni , pazarın kapılarının dışındaki bir çoğu belediyeye bir kuruş  yer parası ödemeyen diğer işgalci esnafı niye kaldırılmıyor.. Adalet istiyor ADALET…
Hemen söylediklerinizi duydum. Eskiden de böyle idi... 

Hani ‘Her şey çok güzel olacak’tı…”

FAHRETTİN TOKER

24 May 2021 - 15:10 Kirşehir- Yaşam --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.