Aliya İzzet Begoviç, anıldı

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nde Aliya İzzet Begoviç, düzenlenen panel ve fotoğraf sergisiyle anıldı.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı koordinatörlüğünde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörlüğü ve Gazi Üniversitesi Rektörlüğü iş birliğinde ‘Aliya Bir Medeniyetin Yeniden İnşaası’ paneli ve ‘Fotoğraf Sergisi’ düzenlendi. 1 Mart 2022 tarihinde Aliya İzzet Begoviç’i Anma Projesi Etkinlikleri çerçevesinde Ahi Evran Kongre ve Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonu ve fuaye alanında gerçekleşen etkinliklere Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Hayrullah Başer ve yönetimi, TEPAV Ortadoğu ve Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Hilmi Demir ve Anayasa Mahkemesi Basın Müşaviri Dr. Osman Arslan, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Aliya Bir Medeniyetin Yeniden İnşaası Paneli ve fotoğraf sergisi öncesi rektörlük makamında Prof. Dr. Vatan Karakaya’yı ziyaret eden panelistler ve protokol üyeleri karşılıklı fikir alışverişinde bulundular. Ziyaretin ardından duygusal anların yaşandığı Aliya İzzetbegoviç’in hayatı ve mücadelesini yansıtan resim sergisinin açılışı yapıldı ve panele geçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan panel Aliya isimli sinevizyon gösterimi ile devam etti.

Kurt, “Aliya gibi yıldızlara bakanlar Aliya gibi dik durur”

Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt, Aliya Bir Medeniyetin Yeniden İnşaası Paneli’nin başarılı ve faydalı geçmesi temennisinde bulunarak katılımcılara teşekkür etti. Kurt, gençlere Aliya’nın “Siz hiç eğilerek yıldızlara bakan birini gördünüz mü? Yıldızlara bakanların başı hep dik durur” sözlerini hatırlatarak Aliya gibi yıldızlara bakanların Aliya gibi dik duracağını söyledi.

Başer, “Aliya, sadece ölüm yılında anılacak bir isim değil”

Daha sonra konuşmasını yapmak için sahneye davet edilen Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Hayrullah Başer, Aliya’nın yalnızca ölüm yıldönümlerinde anılacak bir isim olmadığının altını çizerek sözlerine başladı. Kendilerinin vakıf olarak on yılı aşkındır ‘yeniden bir medeniyet inşası’ tefekküründe ve bu istikamette çalıştıklarını ifade eden Başer konuşmasına şu şekilde devam etti: “Fakat gördük ki Aliya, bunu elli yıl evvel başlatmış, biz ise Aliya’yı anlamak ve anmak amacıyla projeyi hazırladık  ve şuan Anadolu'da gençlerle buluşarak onu anlatmanın ve anmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Aliya İzzetbegoviç’in bir rol modeldir. Aliya’nın ‘Doğu Batı Arasında İslam’ kitabını okuduğumda Begoviç’in her iki coğrafyayı da çok iyi bir şekilde analiz ettiğini gördüm. Aliya, Hz. Peygamber’in ‘Orta yolu takip edin.’ çağrısını uymuştur. Bunun içinde okumamız, kendimizi geliştirmemiz ve istikamete yol almamız gerekir. Bu bir iktidar mücadelesi değil itikat mücadelesidir” dedi.

Konuşmaların ardından panele geçildi. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kavaz’ın moderatörlük yaptığı, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ortadoğu ve Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü (TEPAV) Direktörü Prof. Dr. Hilmi Demir ile Anayasa Mahkemesi Basın Müşaviri Dr. Osman Arslan’ın konuşmacı olarak katıldığı panel başladı. Moderatör Prof. Dr. İbrahim Kavaz, Batı’nın 21. yüzyılda eşi görülmemiş bir vahşeti Saray Bosna’da gerçekleştirdiğini ve sırf inancından dolayı oradaki Müslüman toplumu yok etmek istediğini söyledi. Aliya’nın bir fikir ve mücadele adamı olduğunu söyleyen Kavaz, böylesine değerli bir ‘Bilge’ kişiliğin anılmasının idealini anlamak adına önemli olduğunu kaydetti.

Demir, “Aliya, savaşın ahlakının olabileceğini gösterdi’’

TEPAV Direktörü Prof. Dr. Hilmi Demir konuşmasına Aliya’nın bir Müslümanın nasıl yaşaması gerektiğini, Müslüman bir devlet adamının nasıl olduğunu ve bir Müslümanın nasıl ölmesi gerektiğini hayatıyla gösterdiğinden bahsederek başladı. Dinleyicilere Aliya’yı daha iyi anlamanın yolunun Balkanların İslam’la nasıl tanıştığını anlamaktan geçtiğini söyleyen Demir konuşmasına şöyle devam etti: 

“Aliya’nın medeniyet tasavvurunun iki merkezi vardır. Bunlardan birisi insandır. İkincisi ise Allah’tır. Aliya’nın tüm davası ve tüm dünyası şahıs kültünü ayakaltına almaktır. Aliya’nın literatüründe şahıs diye bir şey yoktur. Kendisi asla bir şahıs kültürü inşa etmemiştir.”

Demir sözlerini, “Aliya savaştı ama asla ahlaktan taviz vermedi, mütevazı bir kişilikti. Savaşın ahlakı olabileceğini gösterdi. Aliya, Bosna’da bir devlet inşa etti ve başka dinden insanlarla bir arada yaşanılabileceğini gösterdi” diye devam ettirdi. Prof. Dr. Hilmi Demir, son olarak “Aliya’nın üzerinde durduğu en önemli şeylerden biri de İslam’ın insan tabiatını inkâr etmeyen bir din olmasıdır. Aliya için İslam, tabiatın ve insan fıtratının gerçekliğini kuşatan bir dindir” dedi.

Arslan, “Bilge Aliya’nın rehberi Rahman Suresi’dir’’

Ahi Evran’ı Veli’nin ahlak ve hukuk anlayışının medeniyetimizin temeli olduğunu hatırlatarak konuşmasına başlayan Anayasa Mahkemesi Basın Müşaviri Dr. Osman Arslan, Aliya İzzet Begoviç’in de Ahi Evran’dan bin yıl sonra aynı köklere dayalı ‘ahlak ve hukuk’ felsefesi geliştirdiğini ve bunu hayatının her noktasında uyguladığını belirtti. Dr. Osman Arslan, Bosna Hersek’teki Sırp mezaliminin sembolü olan ‘Artemis çiçeği’ ve ‘Mavi Kelebek’ anekdotunu da şöyle paylaştı: 

“Mavi kelebeğin anlamını biliyor musunuz? Bosna’da on binlerce kişi katledildikten sonra Sırplar cenazeler bulunmasın diye dağlara, tepelere toplu mezarlar kazmış ve cesetleri buralara atmışlardır. Uydudan tespit edilemesin diye üstüne metaller yerleştirmişlerdir. Bu uygulama ile soykırımın delillerini yok etmeye çalışılmışlardır. Meğer insan bedeni toprağa gömüldükten sonra bir çiçek açarmış. Bu çiçeğin adı Artemis çiçeğiymiş. Bu çiçekten ise sadece ama sadece mavi kelebekler beslenirlermiş.  Bosna’da kelebeklerin olduğu yerlerin altı deşilmiş ve toplu mezarlar ortaya çıkmıştır. Aliya bunu kitabında böyle anlatır. ‘Onları biz bulmadık’ der Aliya, ‘mavi kelebekler buldu.’ İşte bu sebeple mavi kelebekler bir sembol hâlini almıştır.”

Medeniyet davasının önemli olduğunun altını çizen Arslan, medeniyetin en önemli unsurunun da ‘ahlak’ olduğunun altını çizerek bunun için Begoviç’in ‘Ahlakın temeli inançtır, dindir’ dediğini söyledi.

Arslan sözlerini ‘Aliya ve Rahman suresi’ hakkında konuşarak şöyle tamamladı: 

“Rahman Suresi’ndeki her ayet Aliya’nın hayatını, şahsiyetini ve düşüncelerini gösterir. Bilge Aliya’nın rehberi Rahman Suresi’dir.”

Aliya Bir Medeniyetin Yeniden İnşaası Paneli soru cevap bölümünün ardından panele katkılarından dolayı Akademik Gelişim ve Düşünce Topluluğu adına topluluğun Akademik Danışmanı Öğretim Görevlisi Yusuf İslam Sürücü’ye teşekkür belgesinin verilmesiyle sona erdi.

03 Mar 2022 - 18:02 - Gündem --- Okunma



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.