Kırşehir Umut Haber Gazetesi

Koronalı günlerde halvet

Koronalı günlerde halvet
Abdulbari Karabeyeser
Abdulbari Karabeyeser( ab.karabeyeser@kirsehirumuthaber.com )
01 Nisan 2020 - 12:11

Korona virüsü dolayısıyla zor günlerden geçiyoruz.  Bu konuda hem fikiriz. Atacağımız adımlara, alıp verdiğimiz nefeslere dikkat etmek zorundayız. Nerde, ne zaman ve nasıl virüs kapacağımız meçhul. Onun için azami derecede tedbirli ve dikkatli olmak zorundayız. Bunun en güzel tedbiri zannımca dervişler gibi yaşamaktır. Evde kal fikriyatı da dervişçe bir yaklaşımdır. Toplum olarak hepimizin buna ihtiyacı var.

Peki, dervişler nasıl yaşardı? Malumunuz seyri süluk gönül eğitimi esasına dayanır. Toplumda eğitmen konumuna yükselmek için ya da iyi ve faydalı bir mümin olmak için kişinin, evvela nefis terbiyesinden geçmesi gerekir. İslam, iman ile başlar. İmanın vatanı kalptir. Kalbin dünyevi kirlerden arındırılması gerekir. “Yere göğe sığmadım beni seven mümin kulumun kalbine sığdım” kutsi hadisi bu gerçeğe dikkatimizi çeker. Kalp sevgilinin evidir. Orası her zaman sevgilinin oturacağı halde temiz olmalıdır. O temizse tüm beden güvendedir demektir. Ne diyordu Efendimiz (sav):

“İnsanda bir et parçası vardır, o düzgün olursa tüm vücut güvendedir, o da kalptir.”

Cibrili Eminhadisini biliyorsunuz. İman, İslam ve İhsan… İhsan kalp ilmidir. Kalbi sevgilinin oturması için temizleyen, arındıran bir ilimdir, irfan bilgisidir. Bu bilgiye sahip olanlara Arif, Arifi billâh deriz. Büyük meşayihi kiram dediğimiz mürşidi kâmiller bunların arasından seçilir. Bize yol gösteren, gönüllerimizi eğiten rehberlerimiz, önderlerimiz bunlardır. Abdülkadir Geylani, Şahı Nakşibendî, Ahmed Yesevi, Niyazi Mısri, Şeyh Şaban-ı Veli, Ebu’l-Hasan Harakanî, Necmeddin-i Kübra, Ahmet er-Rîfai, Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Mevlana, Akşemseddin, İbrahim Tennuri, Eşrefoğlu Rumî, Halid-i Bağdadî… Allah cümlesinin şefaatine nail kılsın.

Bu zevat-ı kiramın mezun oldukları okullar, yani tekke ve zaviyeler, dergâhlar 30 Kasım 1925 tarihinde kapandı. Halkımız maneviyatsız, irfansız kaldı. Bu manevi boşluğun açtığı yaralar bugün ortada. Yaşı yetmişe merdiven dayamış amcalar, teyzeler devletin EVDE KAL çağrısına uymuyor, kendilerini sokaklara, hastalığın kol gezdiği meydanlara atıyorlar. Eğer dergâh terbiyesi, tasavvuf ve derviş kültürü olsaydı bunlar böyle yaparlar mıydı? Asla!

Ahmet Yesevi Hazretlerialtmış yaşından sonra yerin altına çekildi. Orada kendine yaptığı hücrede yaşamaya başladı. Efendimiz (sav) 63 yaşında dünyayı terk etti diye bir daha dönüp dünya yüzüne bakmadı. Orada, kalbiyle, virdiyle, tefekkürüyle baş başa kaldı. Allah kendisinden razı olsun.

Tekkeler ve zaviyeler bir an önce açılmalıdır. Halkımızı kasıp kavuran bu maneviyatsızlığın panzehiri dergâhlardır, dergâh kültürüdür, dervişane bir yaşantıdır. Yoksa iki yakamızın bir araya geleceği yok!

Bakın bir virüs dolayısıyla sokaklar tenhalaştı; insanlar evlerine çekildi. Tam fırsatıdır. İmkânı olanlar kendilerini derviş hayatına alıştırmalıdırlar, nefislerini terbiye etmenin yollarına bakmalıdırlar. Kurtuluşumuz buradadır. Hele 63 yaşını aşan amcalar, teyzeler, haminneler… Ahmet Yesevilerin bıraktığı mirasa sahip çıkmalıyız, o güzellik iksiriyle yeniden tanışmalıyız, ruhumuzu yeniden orada, o kunce-i uzlette arındırmalıyız.

Kısacası halvet ve inziva hayatına dönmeliyiz. Tıpkı mezarda yalnız kalacağımız gibi! Günahlarımızla yüzleşmeliyiz ve Rabbimizin eşiğine başımızı koyup kanlı gözyaşlarımızı yüreğimize akıta akıta kurtuluşumuz için yalvarmalıyız.

Dışarıya kaçanlar, parklara, çarşılara koşanlar, kısacası dışarıyı özleyenler! Dışarıyı unutun, dışarıda bir şey yok! Azrail elinde ecel makasıyla ülke ülke, şehir şehir, köy köy, hatta sokak sokak, dolaşıyor! Sakın ona görünmeyin, ona yakalanmayın! Fefirrû illallah…Allah’a kaçın! Onun affını, mağfiretini talep edin! İşlediğiniz günahlara yanın ve Rabbinizin rahmet deryasına sığının… Rabbiniz sizi affedecek… İnanın buna!

“Nerde gözyaşı döken kullarım, nerde bana yalvaran, yakaran kullarım, nerde benim büyüklüğümü idrakle kendi küçüklüğüyle, cüceliğiyle yüzleşen kullarım! Nerde affedeyim!” diyen Rabbinizin eşiğine başınızı koyun ve yalvarın! Vallahi sizin yakarışlarınızın hürmetine binlerce günahkârı da affedecektir… Bu bir fırsattır, bir vesiledir, bir işarettir… Ne olur değerlendirin ve cümlemizin beraatına vesile olunuz!

EVDE KAL DERSİ

Evde kalanlar neler yapabilirler. Sağlık Bakanımız Tolstoy ve Mustafa Kutlu okumalarını tavsiye etti. Evet, okumak farzdır. Ancak okumanın yanında maneviyatı güçlendirici egzersizlere de ihtiyacımız var. Tüm gün, televizyonların ve cep telefonlarının başında geçmemelidir. Dua, zikir ve tefekkür kuşatmalıdır iç dünyamızı. Sıhhati el verenler meşayih-i kiramın tavsiyeleri arasında geçen şu manevi perhizi uygulamalıdırlar.

1. ORUÇ: Pazartesi-Perşembe

2. TEVBE: Günlük en az 100 kere: ESTAĞFİRULLAH

3. TEVHİD: Günde en az 100 kere: LA İLAHE İLLALLAH

4. SALÂVAT-I ŞERİFE: Günde en az 100 kere: ALLAHUMME SALLİ ALA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ MUHAMMED

5. KURAN-I KERİM: Günde en az 1 cüz. Ayda 1 hatim yapar.

6. ABDESTSİZ NEFES ALMA, YERE BASMA

7.  İHLÂS-I ŞERİF: Günde en az 100 kere oku.

8. ÖLÜM RABITASI: Günde en az 20 dakika.

9. DUA: Her beş vakit namazdan sonra tüm insanlığın ıslahı, mazlumların felahı ve zalimlerin helaki için içten dualar edilmelidir.

Sonsöz

Sözün özü! Ey evine mahkûm edilen amcacığım, teyzeciğim! Kendine gel, kendine, özüne dön. Yunusların, Mevlanaların, Akşemseddinlerin, Hacı Bayramı Velilerin yoluna baş koy. Onların aşk mezhebine sarıl, sarıl ki azgın dalgaların arasında yol alan Ümmetin Gemisi kurtulsun çünkü bu gemi kurtulursa sende kurtulacaksın! Öyle dememiş miydi merhum şairimiz Necip Fazıl Kısakürek:

Bıçak soksan gölgeme,
Sıcacık kanım damlar.
Gir de bak bir ülkeme:
Başsız başsız adamlar…

Ağlayın, su yükselsin! 
Belki kurtulur gemi.
Anne, seccaden gelsin; 
Bize dua et, emi!

Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-
KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları Umut Haber Gazetesi'ne aittir.