Eskiden sinemalarımız vardı

Televizyon ve internetin olmadığı 70’li yıllarda sosyal etkinliklerin başında sinemalarımız vardı.
Sinemalar, her yaştan, her kesimden, zenginin, fakirin neredeyse herkesin tek eğlencesiydi.
Kırşehir’de yazlık ve kışlık sinemalar her yeni film geldiğinde dolar taşardı. Özellikle yaz aylarında açık havalarda filmlere konu komşu aile efradıyla, arkadaşlarla birlikte gidilir, tahta koltuk ve sandalyelere oturularak izlenirdi.
Yazlık sinemaların en büyük özelliği açık hava olması dolayısıyla çekirdek yenilerek yere atılması, sigara içilmesiydi. 
Toplumun ilgisini çekecek, bol ağlamalı, duygusal aile filmleri gelince kadınlara özel matineler yapılırdı.
Kırşehir’de sinemalar kent merkezindeydi.
PTT'nin yanında yazlık ve kışlık Saray Sineması.
Buğday Pazarı yanında Yeni Sinema.
Terme Caddesi’nde Büyük Sinema.
Ankara Caddesi’nde Özdemir İş Hanı’nın olduğu yerde yazlık Yeni Sinema.
Benim biraz hatırladığım Jandarma Gazinosu’nun arkasında yazlık sinema.
Çok eskiden şimdiki Şanal Otobüs yazıhanesi bölgesinde bir yazlık sinema vardı.
Terme Caddesi’ndeki Büyük Sinema en son yapılan sinemalardan birisi olduğu için dizaynı da, yapısı da, diğer sinemalardan farklı deri koltuklu, altın renginde sarı alçı kaplamalı güzel bir görünümü vardı.
Sinemalar aynı zamanda konser, tiyatro, siyasi toplantılara, konferanslara ev sahipliği de yaparlardı.
Sanatçılar geldiğinde konserlerini bu sinemalarda verirlerdi. Birçok siyasetçi de sinema salonlarını kullanarak hedef kitlesiyle burada buluşurdu.
Lambaların sönüp, perdelerin süzülerek iki yana açılması ile birlikte önce film makinesinde dönen makaraların sesi duyulur, salondan çıt çıkmaz, sanki herkes filmi yaşamaya başlardı.
Film koptuğunda, kötü adam çıktığında yuhalanır, filmin kahramanı her olumlu hareketinde avuçlar kızarana kadar alkışlanırdı.
Konusu ne olursa olsun, her film kendi seyircisini bulur, tam bir şölen kıvamında zaman akıp giderdi.
İçimizi ısıtan Ediz Hun, Göksel Arsoy, Ayhan Işık, Sadri Alışık, İzzet Günay, Göksel Arsoy, Türkan Şoray, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik... gibi artistlerin o sıcacık aile filmleri, Cüneyt Arkın’ın Kara Murat, Malkoçoğlu ve Battal Gazi serileri, Kartal Tibet’in Tarkan ve Karaoğlan’ları, unutulmaz şarkıların filmleri unutulur mu.
Televizyon yayınlarının çoğalması, uydu yayınlarının çanaklarla evlere girmesi, karasal antenlerle bu yayınların şehre aktarılmasıyla sinemaların özellikleri gün geçtikçe azalmaya başladı. Azalmakla kalmadı artık 90’lı yılların son zamanlarında tamamen kapandılar.
Şu an ilimizde sadece küçük salonlarıyla bir sinema müdavimlerine hizmet veriyor. Matinelerinde bir elin parmakları sayısınca sinemaseverlere hizmet sunmaya çalışıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar MEHMET EMİN TURPÇU - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Umut Haber Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi