Görüş açınız genişler

Yaşlılarımız bizim köklerimizdir. Tüm yaşlılar sadece kendi torunları için değil, tüm
gençler için oldukça kıymetlidir. Gelecek nesillerin onların tecrübelerine ve
birikimlerine ihtiyaçları vardır. Yaşlılarımız sayesinde aidiyet duygumuz gelişir.
Ayrıca, atalarımızın öğrendiklerini bizler yeniden keşfetmek durumunda kalmayız.
Sonuçta yaşlıları mutlu görmek, bizleri de mutlu edecektir.
Büyüklerimize saygı ve hürmette kusur etmeyelim.
Yaşlılarımız, Allah’ın Kur’an da “ÖF” bile denilmemesini emrettiği kişilerdir.
Kıssadan hisse.
Memleketin birinde bir töre varmış.
Her şey töreye uygun yapılırmış.
Buna göre elden ayaktan çekilip üretim dışı kalmış ihtiyarlar ücra bir köşede ölmeye
bırakılıyormuş!...
Töreye uymayanlar ise ceza olarak öldürülüyormuş!...
Uygulama çok katıymış karşı çıkmak kimsenin aklının ucundan bile geçmiyormuş.
Bu ülkede bilge bir adam ve onu çok seven bir oğlu varmış.
Adam belirli yaşı aşınca, oğlu onu sırtlayıp, ormanın derinliklerinde bir yere getirip
bırakmış.
Tam dönecekken “Baba şimdi nasıl geri döneceğim, ormandan çıkışı nasıl
bulacağım” diye sormuş.
Babası “Oğlum” demiş. “Sen beni sırtında taşırken, ağaçlardan kuru dalları koparıp,
geçtiğimiz yerlere bıraktım. Onları izleyerek yolunu kolayca bulursun!..”
Oğul içinden “Bu adama kötülük yapılır mı” diye geçirerek kuru dallar sayesinde
kolayca evine ulaşmış .
Babasının ormanda açlık ve susuzluktan ölmesine gönlü razı gelmediğinden, töreye,
yasaya aldırmaksızın yiyecek içecek götürmeye başlamış!...
Günler günleri kovalarken, oğul her gidişinde, babasını ülkede olup bitenlerden
haberdar ediyormuş.
Bir gün tellallar yollara dökülüp “Her kim tokmaksız davul çalmayı başarırsa,
hükümdarımız onu vezir yapacak” diye bağırmaya başlamışlar.
Oğul bunu babasına iletince yaşlı adam “Bundan kolay ne var oğlum” demiş.
“Davulun içine arı doldur, hükümdarın huzuruna çıkınca, davulu yuvarla, yeter!...”
Oğul da bunu yapmış ve vezirliği kapmış!...
Doğal olarak bunu babasından öğrendiğini de kimseye söyleyememiş!
Günler geçmiş, devran dönmüş, tellallar yine yollara koyulup “Her kim külden urgan
yapmayı becerirse, padişahımız ona sadrazamlık verecek” diye duyurmuşlar.
Tabii oğul yine babasına koşmuş.
Bilge, “Oğlum! Urganı taşa koyar üzerine gazyağı döküp tutuşturursun. Al sana
külden urgan!...” demiş.
Böylece oğul sadrazamlık mührünü bu kez de kimseye kaptırmamış!...
Bir süre sonra yeni bir duyuru yapılmış “Her kim kağıtta ateş taşırsa, hükümdarımız
kızını ona verecek!...
Koca ülkede hiç kimse çözüm bulamayınca oğul, soluğu babasının yanında almış.
Bilge ona da çözüm bulmuş “Çok kolay oğlum! Kağıttan bir fener yapar, içinde de
mum yakarsın. Al sana kağıt içinde yanan ateş.
Oğul bu imtihanı da başarıyla geçince padişah “Sen bunları kendi aklınla

çözemezsin. Sırrını açıklarsan, hem kızımla evlendireceğim, hem de hiçbir ceza
vermeyeceğim” demiş.
Babasını çok seven kadirbilir oğul da her şeyi açıkça anlatmış.
Padişah dikkatle dinledikten sonra “Demek ki yaşlılarımızın beden güçlerinden
değilse bile, akıl ve deneyimlerinden yararlanabilirmişiz” diyerek, töreyi kaldırmış.
Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir, çıktıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır,
ama GÖRÜŞ AÇINIZ GENİŞLER.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar MEHMET EMİN TURPÇU - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Umut Haber Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi