KATİL ELİNİ KOLUNU SALAYARAK VURUYORSA

Sokakta geçmeye, cadde üzerinde yürümeye, trafikte nasılsın demeye korkar olduk. 

Televizyon haberleri aç cinayet, kapa gasp, soygun, darp. 

Sosyal medyada tehdit, şantaj, küfür. 

Günlük yaşamın olağan akışı içerisinde hemen hemen hepimiz, toplumsal şiddet olaylarına, özellikle de kadına yönelik şiddet olaylarına tanık oluyoruz.  

Gün geçmiyor ki, topluma dalga dalga yayılan”, “aşkına cevap vermedi öldürdü!” şeklinde atılan manşetleri ve buna benzer daha pek çok haberleri gazetelerden okuyor ve televizyonlardan izliyoruz. 

Dün  İstanbul'un Bahçelievler semtinde 28 yaşındaki bir şahıs, zorla evine girdiği 16 yaşındaki genç kızı hunharca banyoya götürüp ensesinden tabancayla vuruyor. 

Bu şahıs bunu dağ başında yapmıyor büyük şehirde. 

İstanbul’un göbeğinde. 

Düşüne biliyor musunuz? 

On üç yaşından beri çocuğu rahatsız ediyor defalarca şikâyetler ediliyor fakat kanunlar katili caydırmıyor. 

Çocuklarımızı kadınlarımız sapıklardan kanun tanımaz katillerden koruyamıyorsak suçlu aramamalıyız. 

Toplumumuzun duyarlı kesimlerince tepkiyle karşılansa çabuk unutuluyor.  

Kadın cinayetlerinin önü bir türlü alınamıyor. 

Katili besliyoruz kısas demiyoruz. 

Birinin acısı dinmeden bir başka acı geliyor. 

Bir yılda yüzden fazla kadın cinayeti işlendiği söyleniyor. 

Bu kadar büyük bir yaygınlık kazanmış olan; hemen hemen her gün gerek yakın çevremizde somut olarak tanık olduğumuz, gerekse de gazetelerde okuduğumuz, televizyonlarda izlediğimiz, sosyal medyadan bilgi sahibi olduğumuz bu çeşit şiddet olaylarını önlemek, tepki vermek ve nedenlerini araştırmak konusunda bu konuyla yakından ilgili kurum, kuruluş ve yetkililerin bile sessiz ve ilgisiz kaldıklarını üzüntü ve şaşkınlıkla izliyoruz.
Bu ilgisizlik, toplumumuzda şiddet olgusunun ne kadar kanıksandığının ve sıradanlaştığının hazin bir göstergesidir. 

Halk olarak sanki alıştırtıldık bu vahşi cinayetlere.  

Kısaca açıklamak gerekirse şiddet, Arapçadan dilimize geçmiştir. 

 "Sertlik, sert, katı davranış, kaba kuvvet kullanımı" anlamlarına gelmektedir. 

 Bir başka tanıma göre şiddet; “bir kişiye, güç veya baskı uygulayarak isteği dışında bir şey yapmak ya da yaptırmak; şiddet uygulama eylemi, zorlama, saldırı, kaba kuvvet, bedensel ya da psikolojik acı çektirme ya da işkence yapma, vurma ve yaralama” şeklinde ifade edilmektedir. 

Genel olarak şiddeti; başkasını öldürme, sakat bırakma ya da yaralama yoluyla zarar verilmesi, bu tür eylemlerle başkasına karşı tehdit oluşturulması ve kısacası insana fiziksel ve ruhsal zarar veren her türlü eylem olarak tanımlayabiliriz.  

Alınacak polisiye önlemler ve yapılacak yasal düzenlemeler tek başlarına toplumsal şiddeti önlemekte yetersiz kalırlar.  

Toplumsal şiddetle mücadelede atılması gereken ilk adım, gelir dağılımı bozukluğunun ortadan kaldırılmasıdır.  

Bunun için gelir dağılımı reformu yapılarak gelir dağılımının dengeli, adil ve nispeten eşit hale getirilmesi gerekmektedir. 

Kanunların acil şekilde katileri, zalimleri, haksızları, hırsızları korkutacak şekilde çıkartılmalı. 

Kanunlardan korkmayan toplumlar suç makinesi oluyor. 

Halkları, devletleri ayakta tutan adalettir derler. 

Kanunlar ve Eğitim seviyesi düzeltilmeden toplumsal şiddetin ortadan kaldırılması olanaklı değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer Çam - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Umut Haber Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi