Futbol ayak oyunu

Genç, yaşlı fark etmeden TOP olmazsa olmazlarından olmuş, 

Gençler arasında POP olmazsa yine olmaz olmuş. 

Sömürü devletler için BOP olmazsa hiç olmazları olmuş…. 

Üstünde tatlı olarak darbuka dümbelek... 

Yaylalar yaylalar..  

Ne kadar renklisin ey hayat… 

Transferler oldu, milyarlar konuşuldu, kuralar çekildi ligler başlıyor. 

Futbol!  

Ayaktopu! 

İngilizce’den Türkçeleştirilmiş bir kelime. 

Dünya genelinde iki yüz elli milyon oyuncu tarafından oynanıyormuş. 

İki yüz bin üzerinde ülkede oynanıyormuş.  

Avrupa üzerinden dünyaya yayılmış durumda. 

Topun peşinde koşmayan ülke yok gibi. 

Bir meşin yuvarlağın peşinde yirmi iki futbolcu koşar milyonlar bakar coşar. 

Top koşturan meşhur olur, milyonları kapar seyircisi ona alkış tutar. 

“Futbol mikro faşizmdir, kumardır, sağlıksız, zaman, ömür israfı, faydasız bir iş. 

Dersem kızmayınız. 

Topun faydası olsaydı milyonlar topun arkasında koşup coşar mıydı? 

Topun tek faydası insanları topun peşinde uyutmak. 

Futbol bir din olmuş.  

Kurallarıyla taraftarlarıyla. 

Halkları uyutmak için dev bir beşik o stadyumlar. 

Uyu, dans et ve seyret. 

Küfür et, hakaret et boşal rahatla. 

Bize çocukluğumuzda, babam ve dedem rahmetli köyde bizlere top Yezidi’n askeri, Hz. Hüseyin efendimizin kafası ile top oynayışını hatırlatıyor diye, öyle bez torba için çaput ya da yün doldurup oynamamıza izin vermezlerdi. 

Bize bu kültürle büyüdük. 

Bugün gençliği topun peşinde sürüklemek için. 

Futbolun yüzlerce gazetesi var. 

Milyonları ekrana toplayan TV kanalları var. 

Yorumcuları, yazarları, konuşanları var. 

Futbolun idolleri var, ideolojisi var.  

Korkunç bir bütçesi var.  

Arkasında destekleyici olarak dev bir sermaye grubu var.  

Spor Bakanlığından en büyük payı onlar alıyor.  

Derin devlet, futbol üzerinden toplum mühendisliği projeleri hayata geçirebiliyor.  

Politik manipülasyonlar için kullanılabiliyor. 

Futbolu seyrederek idman yapmış olamazsınız, bakar durursunuz.  

Spor ahlakı olması gerekir.  

Futbolda ahlak mı dediniz. 

Ahlaktan söz edilse de pratikte taraftarlar ya da yöneticiler açısından durum çok daha farklıdır.  

Taraftar kendi takımının kazanmasını ister.  

Güzel, doğru olanı ya da başarıyı alkışlamaz.  

Başarı kendi takımına ait değilse, öfkelenir, kıskanır, hatta saldırganlaşır. 

Hakaret eder. 

Bizim gençliğimizde, “Ne sağcı ne solcu, futbolcu” diye kınadığımız bir kesim vardı.  

Şimdi herkes futbolcu oldu ne sağcı kaldı ne solcu.

Düşünen değil topun peşinde koşan gençlik yani topla terbiye edilmiş genç beyinler uyutuluyor. 

Artık yeşili, kırmızı, sarısı, moru hepsi birbirine benziyor.  

Spor Bakanlığının önemli bir bütçesi var.  

TFF bütçesi takımların bütçesi de öyle. 

Her türlü desteğe sahipler, muafiyetler, bağışlarla bu iş dev bir bütçeye sahip.  

Bu işi herkes destekliyor, himaye ediyor, ama doğru düzgün bir iş yapmak isterseniz her türlü engel söz konusu.  

Mafyası da var bu işin, inanılmaz yolsuzluklar, hukuksuzluklar, şike var, ama kimin umurunda.  

Ama söz konusu spor, özelde futbol deyince herkes kesenin ağzını açıyor. 

Bugün belediyelerin yan kasası olmuş durumda. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer Çam - Mesaj Gönder --- Okunma

# spor

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kirşehir Markaları

Umut Haber Gazetesi, Kirşehir ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi