Okullarda dersin adı ahlak olmalı

Genç nesli olan coğrafyada yaşıyoruz. 

Avrupa gibi yaşlı nesil değil genç neslin bol olduğu Anadolu toprakları maalesef çok kıymetli bir değerini yitiriyor. 

Bu değer bir tolumu ayakta tutan en büyük sermaye. 

Bugün ahlak sermayesini mumla arıyor olduk. 

Çünkü toplum olarak ahlaktan uzaklaşmış durumdayız.

Büyüklerini örnek alan çocuklar, gençler de aynı yolda yürüyorlar. 

“Ön teker nereye giderse arkada tekerde oraya gider” sözü bu olsa gerek.  

Kötülüklerin tepeden başlayıp tabana doğru yayıldığını söylemek için hep, “Balık, baştan kokar” derler.  

Bunun anlamı, bir toplumun başında olanlar, yani onu yönetenler, ona yön verenler ahlak yoksunu olursa, toplumun çoğunluktaki öteki kesiminden iyi bir ahlak beklenemez. 

Örnek alınan büyükler nereye giderse arkadan gelen nesilde oraya gidiyor. 

Bunun için de topyekûn yeniden düştüğümüz yerden kalkmalıyız. 

Yani bir kaybetmiş olduğunuz ahlakı kaybettiğimiz yerden aramalıyız. 

Bunun için öncelikli olarak evlerimizde, okullarımızda, işyerlerimizde, mahallemizde. 

Evde aile içerisinde ve okullarda ahlakı birinci sıraya koymalıyız. 

Yapmış olduğumuz her işin başında ahlaklı olmalıyız. 

Okulda birinci dersin adı ahlak olmalı. 

Öğrenci ilk dersin önce ahlak olduğunu bilmeli. 

Eğitim- öğretimde asıl mesele çocukların kalbine ne koyduğunuzdur.  

Siz okullarda iyi bir doktor, fizikçi, matematikçi yetiştirebilirsiniz.  

Ancak eğer siz ona ahlak ve maneviyat duygusu vermemişseniz, ondan çok iyi bir hırsız yetişir. 

Ahlakı olmayanda hırsızlık, faizcilik, tefecilik karaborsacılık normal oluyor.  

Biz, ahlakı hep başka yerde arıyoruz.  

Oysa ahlak, bir kişinin ya da toplumun iyi ve güzel niteliklerini belirten tutum ve davranışlarının bütünüdür.  

Buna “Huy” da deniyor.  

Şimdi siz söyleyin, hangi huyumuz iyi?  

Hangi huyumuz güzel? 

Ticaretin içerinde ahlaksız esnaflar doğuyor. 

Ahlaksız kazancı kar sayan kimliksiz tüccarlar fabrikatör olmuş. 

Yetimin hakkıyla zengin olanlar, meydanlarda geziyor. 

Devletin malını kendi malıymış gibi haram zedeler her geçen gün çoğalıyor. 

Yetimin, mazlumun, garibanın hakkını cukkalayan ahlaksızlar artıyor.  

Sözüyle, yaşayışıyla, duruşuyla, ahlakıyla dürüst tüccar mı? 

Sözüyle, yaşayışıyla, ahlakıyla bir olmayan yalancı tüccar mı?  

Dededen tüccar bir tüccar mı; yeniyetme, sonradan görme, dini imanı para olan tüccar mı? 
İşini seven, müşterisine saygılı, müşterisini “Velinimet” bilen, sattığı malı bilen, seven, işinin ehli, atadan görmüş geçirmiş kâmil bir tüccar mı; yoksa ne mal olursa satan, tek derdi para kazanmak olan, para kazanmak için her şeyi yapabilecek kadar kişiliksiz, şerefsiz, geleneği göreneği olmayan ve bizatihi kendisi “ahlaksızın teki” bir tüccar mı? 

İşte, biz böyle bir milletiz, böyle bir toplumuz.  

Kimi vatandaşlarımızı tenzih ederek diyebilirim ki, hile ile yatıp, hile ile kalkıyoruz.  

Haram ile yatıp, haram ile kalkıyoruz.  

Bir ülkede  “Allah korkusu” da yoksa ahlakı toplumun hiçbir yerinde bulamazsınız 

Ahlaktan yoksun olan bir toplumun bireylerinin, öncelikle “dürüst” olamayacağı açıktır. 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer Çam - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.