Gün geçmiyor ki zam

Normal hayata döndük rahat bir nefes aldık derken yeni yapılan zamlar.
Ülkenin ekonomik istikrarsızlığı, zam krizi en çok işsizleri, emeklileri, asgari ücretlileri, dar gelirlileri etkiliyor.
Evlerde işyerlerinde kullanılan doğalgaza ve elektriğe yeni zam geldi.
Kolay vergilerden olan benzine, mazota, LPG’ye zam üstüne zam.
Gıda ürünlerine yapılan yüksek zamlar ise hiç durmadı.
Artık zamla yatıp, zamla kalkar olduk.
Zam yağmur gibi mazlumların üzerine yağıyor.
Zam gelmiş neyime diyenlerin kandiline damlıyor.
Zam var mı, yok mu bu bile beli değilken her şeye zam geliyor.
Sermayede vicdan cüzdan zam.
Sermayenin dini, imanı zam olmuş.
Her geçen gün zamların altında asgari ücretli eriyor.
Emekli evlerde kalın aman ha çıkmayın bu parayla metroya dahi binemezsiniz deniyor.
Bir de zam şampiyonlarıyla aynı gemideymişiz deniyor.
Zam şampiyonları siz toklarla “Aynı gemide değiliz.”
Siz toklar nereden bilsin açların halini.
Evine ekmek götüremeyen insanların çoğaldı bir ülke var.
Bu kriz, sadece ‘Euro, dolar krizi’, ‘dış güçlerin tezgâhı’ demekle açıklanamaz.
Yangın sel baskınlarıyla örtülemez.
Zamların önü alınmıyor.
Evlerde yangın var, pazarda yangını körükleyen fiyatlar almış başını gidiyor.
Halkın çektiği yokluğu düşünen seçilmiş tuzu kuru bir Allah’ın kulunu göremiyorum.
İktidarıyla muhalefetiyle bu işe bir son vermek lazım.
Bırakın birbirinizi suçlamayı.
Sizlere oy veren bu insanların çektiği sefalete bir çözüm getirin.
Asgari ücretlinin halini soran yok.
Emekli ne durumda diyen hiç yok.
Gençler ne durumda ilgilenen var mı?
Üniversite bitmiş iş, aş derdinde olan bir gençlik ordusu var ne durumda deyip yanında olan var mı?
Türkiye’de hangi çalışan, “Bin dolar maaş alabiliyor!”
Türkiye’de hangi emekli, “Beş yüz dolar emekli aylığı alabiliyor!”
Mutlaka ama mutlaka, ‘empati yapınız’
Kendimizi bir başkasının yerine koymak o kadar önemlidir ki?
Sade bir vatandaş olarak arzuladığımız nedir?
“Huzur, güven, sağlık, istikrar, yaşanabilir bir ülke!”
Geleceğe ait, ‘kaygılarınız, endişeleriniz…’ olmayacak!
Yüksek bir moralle hayatı paylaşmak…
Bu ülkede süratle, “İsraf ekonomisinden kaçış!” yapmalı.
Tabii enflasyonun bu denli fazla çıkmasında dolar ve Euro’daki aşırı yükselme doğrudan etkili oluyor.
Vatandaş umutla kurdaki artışın durmasını, durdurulmasını bekliyor.
Ama boşuna.
Açıklanan bir dizi ekonomik önlemlere karşın, dolar ve Euro fiyatı bir noktada sabitlenemiyor, fırladıkça fırlıyor.
İşte önlenemeyen yükseliş enflasyonu azdırıyor, yurttaşı giderek yoksullaştırıyor.
İnsanlar her geçen gün endişeleniyor.
Bugün aldığını yârin alamıyor.
Alış verişe çıktığı zaman mağaza sahipleri “Ona zam geldi, buna zam geldi bizim elimizde değil” diyor.
Kimin elinde o zaman bu zam yağmurları dersiniz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer Çam - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.