GÜVEN YOK OLMUŞ

Bu hayatta kime güveneceğiz?  

Güven duygusunu nasıl sağlayacağız?  

Bu cümleleri kurarken bile insanın içi sızlamıyor mu?  

Güvenmek insan olmanın bir gereği ise; o halde birbirimize güvenmeliyiz.  

Doğduğumuz andan itibaren, yaşamımızdaki en hâkim duygu; Güven duygusudur.  

Güven insanoğlunun, insanlık tarihi boyunca üzerinde durduğu en önemli duygulardan birisidir.  

Güven duygusunun kelimelere dökülmesi çok zor, elle tutulmaz, gözle görülmez soyut bir kavramdır.  

Ancak bu duygunun yokluğu veya varlığı hayatın her alanında kendisini hissettirir.  

Güven duygusu söz konusu olduğu zaman aklımıza ilk gelen şey başkalarına güvenmektir. 

Kendisine güvenmeyen insan başkalarına güvenmez, kendisi güvenilir olmayan insana da başkaları güvenmez.  

Güvenin temeli yoktur, zamanla oluşur.  

Güven duygusu insanı ayakta tutar.  

Güvendiğimiz insanları severiz, saygı duyarız.  

Güvendiğimiz insanlarla, sorunlarımızı paylaşır, birbirimize güvendiğimiz sürece olabilecek sıkıntıları en az zararla atlatabiliriz.  

Güven, kişiye duyulur.  

Konumuyla alakası yoktur.  

Birlikte çalıştığımız kişilere güven de; hayatımızın kalitesini belirler.  

Bir de bunun tam tersi olan durum vardır.  

Yani güvenin karşıtı olan güvensizlik ve şüphe.  

Güven duygusu ortadan kalkarsa, hepimiz birbirimizden şüphelenmeye başlarız.  

Arkadaş arkadaşa güvenmez; satıcı müşteriye; müşteri satıcıya güvenmez; hatta aile bireyleri bile birbirine güvenmez.  

Oysa birbirimize güvenmezsek nasıl yaşarız bu hayatı? 

 Başarı yolunda ilerlemek isteyenlerin birbirlerine güvenmesi gerekir ancak güven, tek başına yeterli değildir.  

İnsan hayatta hiçbir şeyi tek başına başaramaz.  

Mutlaka birilerinden destek alır, yardımlaşır.  

Atalarımız bu durumu  “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” sözüyle özetlemişlerdir.  

Bu nedenle her başarının arkasında birilerine duyulan güven vardır.  

Güven duygusu olmazsa, insan yerine güvenebileceği kişi ya da kişileri bırakamazsa veya bir yere güvenerek gönderemezse orada başarıdan söz etmek zor olur.  

Dolayısıyla liyakat kadar güvenilir olmak da esastır.  

Bunun yanında ekibin başındaki insan da çalışma arkadaşlarının hukukunu gözetmeli, bir başarı söz konusu ise bunu onlarla paylaşabilmeli, taltif etmelidir.  

Taşın altına hep birlikte el koymak gerektiği gibi, elde edilen başarıları ve mükâfatları paylaşmasını bilmek de icap eder. Başarıda istikrarın devam etmesi için güven duygusu asla kaybolmamalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer Çam - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.