Avrupa’nın göçmen kapısıyız

Türkiye sınırları sığınmacı gelen ve yerleşen bu insanların için şu ana kadar hiçbir politika geliştirilmemiştir.  

Avrupa’nın dış kapısı gibiyiz. 

Avrupa’nın zulmünde kaçan ülkelerin uğrak kapısı değil artık kendi kapsı oldu. 

Ey Amerika, Avrupa, Siyonist İsrail, Rusya, Çin siz çekin şu ülkelerde elinizi demeye korkan devletlerin seçilmişleri var oldukça. 

Bu ülke sınırlarında daha çok sığınmacıya ev sahipliği yaparız. 

Avrupa ne yapıyor alacağı besleyeceği ve bakacağı kadar göçmene kapısını açıyor. 

Eğitimli diplomalı ülke ekonomisine katkı sağlayacak emek gücünü ülkelerine alıyor. 

Aldığı göçmeni kontrol altında tutuyor. 

Sınırlarına yığılmış göçmeleri almıyor. 

Ölse de donsa da insan hakları diyen batı seyirci kalıyor. 

Son günlerde ülke televizyonlarında Avrupa kapılarında alınmayan göçmenlerle ilgili haberler sık görülüyor neden acaba? 

Yunan sahil korumaları tarafından alınmayan ve Türk kara sularına gönderilen göçmenlerle ilgi haberler bitmiyor. 

Yunanistan’la gerilen Türkiye, Avrupa’ya şirin duruyor. 

Avrupa’ya şirin gözükeceğiz diyenlerin politikalarının sonucu ülke sınırlarında kontrolsüz sığınmacı geliyor. 

Bugün ülkenin her ilinde artık sığınmacı değiller artık gettolaşmış bir terör var. 

Her yede artık onların kavgaları, dövüşleri, ölümleri konuşuluyor. 

Şehirlerin yeni eşkıyası oldular. 

Sokak ortasın adam kaçırmasında tutun insan katliamına ve hırsızlık vakalarına kadar olayları gelişiyor. 

Avrupa ülkelerinde Göç bakanlıkları bulunmakta bizde daha henüz kurulmuş değil.  

Kontrolsüz göçlerin yoğun olduğu şehirlerde gözle görülür bir bozulma yaşanmaktadır.  

Özellikle gelişmişlik ve eğitim düzeyi düşük ülkelerden gelen yabancılar doğal olarak göze batmaktadırlar.  

Bu eğitim ve kültür farkları halkımız tarafından sindirilememekte ister istemez faşizan duygularını dışa vurdurmaktadır.  

Durum böyle olunca da halkın tepkisi eksik olmuyor. 

Bunun için iktidarların acil çözümleri gerekiyor. 

İlerleyen yıllarda büyük sorunlar bekliyor.  

Peki, biz gerçekten vatanımızı seviyor muyuz?  

Ne kadar ümmetçiyiz. 

Ne kadar milliyetçiyiz.  

Yoksa sadece milli maç ve yarışma milliyetçisi miyiz?  

 Çok uzağa gitmeyeceğim.   

 Kimler moloz döküyor, yaylaları kim betona dönüştürdü, Kırşehir’in bütün köylerini kimler boşalttı. 

Kimler ülke genelinde kaçak elektrik ve kaçak su kullanıyor. 

Kırşehir’i kimler beş paraya benzemez mimari projelerle kimler kimliksiz bir şehir haline getirdi. 

Yol kenarlarındaki poşetler pet şişleler kimler tarafından bırakılıyor, sokağa sigara izmaritlerini kimler atıyor.  

Şehirlerdeki arazilerini kimler yabancılara satıyor? 

Kimler bunlar?   

Suriyeliler mi? Iraklılar mı? Afganlar mı?  

Türkiye iç ve dış politikalarını baştan aşağı gözden geçirmek zorundadır.  

Türk Milleti, aklını başına almak zorunda ve akıllı seçimler yapmak zorundadır.  

Kişisel menfaatleri bir yana bırakıp en azından gelecek kuşaklara yaşanabilir bir memleket bırakmak için el ele vermeliyiz.  

Aksi halde, onlar yedi biraz da biz yiyelim, onlar çöktü birazda biz çökelim mantığıyla bu kısır döngüden çıkamayız.  

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer Çam - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.