Akıllarını kiraya verenler

“Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz”  

“Senden başkasına ibadet etmeyiz, senden başkasından yardım istemeyiz “derler 

Bu iki söz: 

Müslümanların Allah’a teslimiyetlerini anlatıyor. 

Gerçekten ben Müslüman’ım diyenler söylemiş oldukları sözlere tam teslimler mi? 

Her namazlarında zikreden dünya Müslümanları gerçekten söyledikleri gibi mi? 

Yalnız Allah’a mı ibadet ediyorlar. 

Samimi olarak Allah’tan mı yardım istiyorlar? 

Gerçekten aklılarını Allah’a mı veriyorlar? 

Yoksa Rabbinin yaratılmış kullarına mı? 

Bugün dünya üzerinde o kadar aklını kiraya veren insanlar var ki. 

Kimdi taştan tunçtan yapılmışlara kimileri yaratılmış kullara. 

Akıl fukarası bunların içerinde birde her vakit “Yalnız sana kulluk ederiz, yalnız senden yardım isteriz” dedikleri Allah’ı unutup birçok yaratılmışa ibadet edip yardım ummaktalar. 

Dünde böyleydi, bugünde böyle, yarında böyle olacak. 

Aklını Allah’a değil de kullarına teslim edenlerin sonu hep hüsran olmuştur. 

Bakın etrafınızda o kadar çok şeyh, gavs, hacı, hoca, üstat var ki. 

Bunların her birinde etrafında okumuş diplomalı aklını kiraya verenlerden geçilmiyor. 

Aklını kiraya verenler oldukça onların beynine hükmeden şeyh, gavs, hoca, ölmüş efendiler olacaktır. 

“Yalnız senden yardım” isteriz diyenler şeyhinin dizin dibinde yardım bekliyor. 

Allah önce bana, sonra kitabıma sonra, sizlerden seçtiğim elçime diyor bunlar ne diyor. 

Sana inanırız, kitabı Arapça yüzünde okuruz, peygambere inanırız ama şeyhimiz ne derse önce ona tabi oluruz.  

Bakın şu kıssaya ibretlik. 

Allah’tan, vahiyden, peygamberden uzak bir tarikatın mensupları, şeyhlerinin önderliğinde sırat köprüsüne gelmişler.  

“İşte şimdi bize vaat edilen cennetin kapısındayız.  

Hep beraber dünyadaki gibi birlikte gözümüzü kapayacak ve yolumuza devam edeceğiz.  

Kıldan ince kılıçtan keskin bu yol bugün size otoyol kadar genişletildi.  

Koşun.”

Herkes gözünü kapamış koşmaya başlamış.  

Ve tabii cehenneme yuvarlanmışlar.  

Ağlayanlar bağıranlar.  

Bakmışlar, şeyhler, gavslar, hocaları, efendiler, ulu kişiler aralarında.  

Bizi aldattınız demişler. 

Evet, ama sizden galu bela’daki intikamımı aldım.  

Ama peki dünyada bize anlattıkların, gösterdiklerin neydi?  

Şeytan cevap vermiş:  

O reklâmlardı! 

Akıl sahipleri şeytanın hilelerine karşı uyarılmadılar mı?  

Onun yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir saadet hayatı yalanlarına ne çabuk kandılar.  

Allah onlara akıl ve kitap vermedi mi?  

Peygamber göndermedi mi ve “Din büyüklerinizi İlah ve Rab edinmeyin” demedi mi?  

“Şeytan sizi Allah’la aldatmasın” demedi mi?  

Ne oldu!  

Kırşehirliler vakit geç olmadan aklımızı başımıza alalım.  

Aklımız kiraya değil, Allah’a ve onun kitabına, elçisinin yolunda dost doğru olalım.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zafer Çam - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Umut Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Umut Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Umut Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Umut Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Umut Haber Gazetesi, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (386) 213 40 50
Reklam bilgi