Kırşehir Umut Haber Gazetesi

Zafer Çam; Siyaset de ahlak var mı? 

Zafer Çam; Siyaset de ahlak var mı? 
Zafer Çam
Zafer Çam( zafercam@kirsehirumuthaber.com )
01 Ekim 2020 - 19:56

Koltuk tutkunlarına tavsiyem olsun. 
Fazla kıymet vermeyin. 
Koltuğu siz kullanmaz iseniz o sizi kullanır bilesiniz. 
İnsan vardır koltuğa kişilik verir ve yüceltir.  
İnsan vardır koltuk ile kişilik kazanır. 
Sözüm koltukla kendine kişilik katanlara.  
Az ahlakınız varsa bu koltuk sevdasında uzak durun. 
Koltuk sevdasına tutulursanız çaresi yok. 
Çaresiz hastalığa tutulanların sonu hep aynı… 
Ya ölüm ayırtıyor ya da hastalık. 
Yoksa başka türlü ayrılanı görmedim. 
Siz gördünüz mü? 
Siyasi tarihimize şöyle bir baktığımızda kendiliğinde hiç koltuğunu bırakan ne lider var, ne seçilmiş. 
Birçok seçilmiş koltuk hastalığından kurtulamadığından bastonla iniyor altın bez bağlatıyordu.  
Ey koltukta güç bulanlar koltuklar baki değil bunu bilmeniz gerekir. 
Maalesef ülkemizde bir koltuğa oturunca o koltuklardan kalkmayı bilemiyorlar. 
Zamanı geldiğinde bir başkasına devretme erdemini gösteremiyorlar. 
Kendilerinde başka lider bilmiyorlar. 
Koltuk sevdası ülkenin eğitim ve gelişmişlik ölçülerine, ekonomik düzeyine göre şekillenen bir tutkudur.  
Liderin koltukta ne pahasına olursa kalma hırsıdır.  
Gözünü koltuk hırsı bürüyen lider için hizmetten çok yerini koruma arzusu hâkimdir. 
Yerini korumak için yapmayacağı uygulama, kırmayacağı, harcamayacağı insan yoktur. 
Ne de olsa koltuk sevdasına tutulmuş bireyler kendini normal insanlardan farklı görür, geldiği yeri bile unutur.  
Kemal Sunal’ın koltuk belası o kadar manidar bir film ki geçmiş dışında günümüze de ışık tutmaktadır.  
Siyasette ahlak önemli midir?  
Bence her işin başı ahlak… 
“Kemal Sunal (Zühtü) filmde sıradan bir devlet memuru olarak ahlaklı bir yaşam sürmekte iken belediye başkanlığı için bir partinin adaylık teklifini kabul eder ve böylece süreç başlamış olur. Seçimler sonucunda Zühtü ve partisi birinci olarak çıkar ve çevresince de ahlaklı, düzgün bir insan olarak bilinen Zühtü yasalara bağlı kalacağını, adaletle görev yapacağını, torpili kaldıracağını, kazanınca yağcılık istemediğini özellikle belirtir. Fakat durum tam da istemediği şekilde başlar.  
Başkan seçilir seçilmez partililer, çevreden esnaflar ve bazı insanlar hemen Zühtü’nün peşinden koşup yağcılık yapmaya ve tabi ki karşılığında bazı çıkarları elde etmeyi ummaktadırlar.  
Dürüst bir belediye başkanı var ve etrafında iş, ihale kovalayan adamlar ve her işten ailesi nemalanan ve birden zenginleşen başkanın çevresi ve ailesi var.  
Zühtü buna karşılık çıkar peşinde koştuklarını anladığı için hepsine karşı bir tavır içerisinde kanunlara bağlı bir şekilde ahlaken uygun olanı yapmaya ve yaptırmaya başlar.  
Daha önce kurulmuş ahlaksız düzene uymayacağını bildirir.  
Ne kadar ahlaksız düzene uymayacağını bildirse de talip olduğu sistemin ürettiği ahlaksızlarda örülü duvarı aşmaktan o kadar zorlanıyor ki. 
Sonunda yaptığı işin ahlaklı insanlara göre olmadığını öğreniyor. 
Ahlaklıların çaresiz, ahlaksızların hâkim olduğu bir siyasete lanet ediyor. 
Bu siyasette ahlaklı adam yok mu?  
Ülkeden yolsuzluğa, rüşvete, haram paraya, haksızlığa, adaletsizliğe bulaşmayan bir siyasetçi var mı? 
Ahlaksız siyasetin içerisinde ahlaklı kalmanın çok zor olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-
KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları Umut Haber Gazetesi'ne aittir.